ABD-İran Hattında 45 Yıllık Gerginlik

ABD ile İran arasında 1979’daki İran İslam Devrimi ve Tahran’daki ABD Büyükelçiliği baskınıyla başlayan derin kriz, aradan geçen on yıllara rağmen sona ermezken, taraflar şimdi Ortadoğu’da haftalardır süren savaşın ardından ilan edilen kırılgan ateşkesi kalıcı bir diplomatik çerçeveye dönüştürmek için Pakistan’ın başkenti İslamabad’da bir araya gelmeye hazırlanıyor.
REHİNE KRİZİYLE BAŞLAYAN TARİHİ KOPUŞ
4 Kasım 1979’da İran’da Şah Muhammed Rıza Pehlevi’nin iadesini talep eden üniversite öğrencilerinin ABD’nin Tahran Büyükelçiliği’ni basmasıyla 52 Amerikalı diplomat 444 gün boyunca rehin alındı.
Bu kriz, Washington yönetiminin 1980 yılında Tahran ile diplomatik ilişkileri kesmesine ve İran’a kapsamlı yaptırımlar uygulamasına yol açarak iki ülke arasındaki kopuşun başlangıcı oldu.
“ŞER EKSENİ” TANIMI VE ARTAN YAPTIRIMLAR
1990’lı yıllardan itibaren ABD, İran’ı bölgesel silahlı gruplara destek vermekle suçlayarak ekonomik baskıyı artırdı.
2002 yılında dönemin ABD Başkanı George W. Bush, İran’ı Irak ve Kuzey Kore ile birlikte “şer ekseni” ülkeleri arasında saydı. Bu açıklama, iki ülke arasındaki siyasi gerilimi daha da derinleştirdi.
2019 yılında ise Washington yönetimi, İran Devrim Muhafızları’nı “terör örgütü” listesine alarak yaptırımları genişletti.
NÜKLEER KRİZ VE 2015 ANLAŞMASI
2000’li yılların başında İran’ın nükleer faaliyetlerine ilişkin iddialar uluslararası krize dönüştü.
2015 yılında İran ile P5+1 ülkeleri arasında imzalanan nükleer anlaşma (JCPOA), Tahran’ın programını sınırlandırması karşılığında yaptırımların kaldırılmasını öngörerek gerilimi kısmen düşürdü.
Ancak ABD Başkanı Donald Trump, 2018 yılında anlaşmadan çekilerek yaptırımları yeniden yürürlüğe koydu. İran ise bir yıl sonra anlaşmadaki yükümlülüklerini kademeli olarak askıya almaya başladı.
SUİKAST VE BÖLGESEL GERİLİMİN TIRMANIŞI
3 Ocak 2020’de ABD’nin Bağdat’ta düzenlediği hava saldırısında İran Devrim Muhafızları’na bağlı Kudüs Gücü Komutanı Kasım Süleymani hayatını kaybetti.
Bu gelişmenin ardından İran, Irak’taki ABD üslerini hedef alan füze saldırılarıyla karşılık verdi ve bölgede gerilim yeni bir seviyeye ulaştı.
2025–2026 DÖNEMİ: SAVAŞ VE KRİTİK KIRILMA
2025 yılında İsrail–İran hattında yaşanan geniş çaplı çatışmalara ABD’nin doğrudan müdahil olduğu ve İran’daki üç önemli nükleer tesisin hedef alındığı bildirildi.
2026 yılı başlarında ise gerilim daha da tırmandı. Şubat ayında ABD ve İsrail’in koordineli saldırılarında İran’ın dini lideri Ayetullah Ali Hamaney’in hayatını kaybettiği açıklandı.
Buna karşılık İran’ın Körfez’deki ABD üslerine ev sahipliği yapan ülkelere füze saldırıları düzenlediği ve Hürmüz Boğazı’nda deniz trafiğini fiilen durdurduğu aktarıldı.
ATEŞKES VE İSLAMABAD GÖRÜŞMELERİ
Yoğun çatışmaların ardından Nisan 2026 başında taraflar iki haftalık kırılgan bir ateşkeste uzlaştı.
Binlerce can kaybının yaşandığı çatışma sürecinin ardından şimdi gözler Pakistan’ın başkenti İslamabad’da yapılacak kritik müzakerelere çevrildi.
ABD heyetine Başkan Yardımcısı JD Vance başkanlık ederken, İran heyetini Meclis Başkanı Muhammed Bakır Galibaf temsil ediyor.
BELİRSİZ GELECEK VE YÜKSEK GERİLİM
Taraflar arasında temel başlıklarda ciddi görüş ayrılıkları sürerken, ateşkesin 22 Nisan’da sona ereceği belirtiliyor.
Uzmanlar, anlaşma sağlanamaması halinde bölgenin yeniden geniş çaplı bir çatışma riskine sürüklenebileceği uyarısında bulunuyor.
