Gündem

Enerji Desteklerinde Rekor Seviye

genel 24.04.2026 16:18
Paylaş: Facebook Twitter WhatsApp Telegram
Enerji Desteklerinde Rekor Seviye

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Kovid-19 salgını sonrası dönemde vatandaşlara yönelik enerji desteklerinin önemli ölçüde artırıldığını belirterek, son üç yılda elektrik ve doğal gaz faturalarına sağlanan sübvansiyonların güncel fiyatlarla yaklaşık 1,85 trilyon liraya ulaştığını açıkladı.

Bayraktar, Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) ve Rekabet Kurumu tarafından düzenlenen Enerji Piyasalarında Regülasyon ve Rekabet Zirvesinde yaptığı konuşmada, küresel enerji piyasalarının ciddi bir dönüşüm ve belirsizlik sürecinden geçtiğini vurguladı.

Küresel enerji krizi: “Büyük buhran dönemi”

Dünyada enerji alanında tarihi ölçekte bir kriz yaşandığını ifade eden Bayraktar, özellikle Rusya-Ukrayna savaşı, tedarik zinciri kırılmaları ve bölgesel jeopolitik gerilimlerin enerji fiyatlarını ve arz güvenliğini doğrudan etkilediğini söyledi.

Hürmüz Boğazı gibi kritik enerji geçiş noktalarındaki risklerin küresel piyasaları kırılgan hale getirdiğini belirten Bayraktar, mevcut durumu “enerji alanında adeta büyük buhran dönemi” olarak nitelendirdi.

1,85 trilyon liralık destek: Pandemi sonrası güçlü sosyal koruma

Bakan Bayraktar, Kovid-19 pandemisi ile birlikte Türkiye’nin enerji faturalarında geniş kapsamlı destek politikaları uygulamaya başladığını hatırlattı.

Bu kapsamda:

Elektrik ve doğal gaz faturalarında doğrudan sübvansiyonlar sağlandı

Son 3 yılda toplam destek tutarı 1,85 trilyon liraya ulaştı

Destekler güncel fiyatlar üzerinden hesaplandı

Vatandaşların enerji maliyet yükü önemli ölçüde hafifletildi

Bayraktar, bu desteklerin sosyal devlet anlayışının güçlü bir yansıması olduğunu ifade etti.

Tüketim bazlı yeni destek modeli

Enerji destek sisteminde önemli bir yapısal değişikliğe gidildiğini açıklayan Bayraktar, artık “tüketim bazlı destek modeli” uygulandığını söyledi.

Bu modele göre:

Düşük tüketim yapan haneler daha fazla destek alıyor

Yüksek tüketim yapan kullanıcılar ise destek sisteminin dışında bırakılıyor

Kaynakların daha adil ve hedefli dağıtılması amaçlanıyor

Bayraktar, bu sistemin hem adaletli hem de sürdürülebilir bir enerji politikası oluşturduğunu belirtti.

Enerji politikalarında stratejik dönüşüm

Türkiye’nin enerji sektöründe 2002 yılından bu yana büyük bir dönüşüm yaşadığını ifade eden Bayraktar, serbest piyasa yapısına geçişle birlikte sektörün modernleştiğini söyledi.

Bu süreçte:

Elektrik üretiminde 90 bin megavatın üzerinde yeni kapasite devreye alındı

Enerji altyapısı özel sektör yatırımlarıyla büyüdü

Piyasa yapısı daha rekabetçi hale getirildi

Milli Enerji ve Maden Politikası ile yeni dönem

Bayraktar, Türkiye’nin Milli Enerji ve Maden Politikası kapsamında ikinci büyük dönüşüm sürecine girdiğini belirtti.

Bu kapsamda Türkiye’nin:

Petrol ve doğal gaz aramalarında dünyanın en büyük 4. filosuna sahip olduğu

Fatih, Yavuz, Kanuni, Abdülhamid Han, Yıldırım ve Çağrı Bey gemileriyle aktif arama faaliyetleri yürüttüğü

Sadece denizlerde değil karasal alanlarda da yoğun sondaj çalışmaları yaptığı

ifade edildi.

Sakarya ve Gabar’da yerli üretim artışı

Türkiye’nin yerli enerji üretiminde önemli kazanımlar elde ettiğini belirten Bayraktar, kritik projelere dikkat çekti:

Sakarya Gaz Sahası’nda günlük 9,5 milyon metreküp doğal gaz üretimi

Gabar bölgesinde günlük 81 bin varil petrol üretimi

Türkiye’nin en kaliteli petrolünün yerli kaynaklardan çıkarılması

Enerjide arz güvenliği ve kriz yönetimi

Küresel krizlere rağmen Türkiye’nin enerji arz güvenliğini başarıyla yönettiğini ifade eden Bayraktar, özellikle pandemi, deprem ve bölgesel savaşlara rağmen sistemin kesintisiz çalıştığını söyledi.

Ayrıca:

Motorinde ÖTV’nin sıfıra indirildiği

Eşel Mobil Sistemi ile fiyat dalgalanmalarının tüketiciye yansıtılmadığı

Yaklaşık 600 milyar liralık ek yükün vatandaşın üzerinden alındığı

bilgisini paylaştı.

Türkiye’nin enerji merkezi olma hedefi

Bayraktar, Türkiye’nin sadece enerji tüketen değil aynı zamanda enerji ticaretinde merkez ülke olma hedefi doğrultusunda yeni projeler geliştirdiğini söyledi.

Öne çıkan projeler:

Türkmen gazının Hazar üzerinden Türkiye’ye ve Avrupa’ya taşınması

Irak-Türkiye petrol boru hattının Basra’ya kadar genişletilmesi

Katar-Türkiye doğal gaz hattı projesi

Bölgesel elektrik enterkonnekte hatları

Yeşil enerji ve elektrik koridorları

Türkiye’nin yenilenebilir enerji ve elektrik iletiminde de bölgesel rol üstlendiğini belirten Bayraktar, yeni enerji koridorlarına dikkat çekti.

Bunlar arasında:

Azerbaycan-Gürcistan-Türkiye-Bulgaristan Yeşil Elektrik Projesi

Suudi Arabistan’dan Türkiye’ye uzanan elektrik iletim hattı planı

Avrupa’ya yeşil enerji transferi hedefi

yer aldı.

LNG ve doğal gaz depolamada büyük kapasite artışı

Türkiye’nin enerji altyapısında önemli yatırımlar yaptığını söyleyen Bayraktar:

Günlük gazlaştırma kapasitesinin 161 milyon metreküpe çıkarıldığını

FSRU yatırımlarıyla kapasitenin 200 milyon metreküpe yaklaşacağını

Silivri doğal gaz depolama kapasitesinin 6 milyar metreküpe yükseltileceğini

Tuz Gölü tesisinin 2032’ye kadar 5 kat büyütüleceğini

açıkladı.

Gelecek vizyonu: Daha dijital ve esnek enerji sistemi

Bayraktar, Türkiye’nin yeni enerji planlamasında dijitalleşme, elektrikleşme ve esnek üretim modellerinin merkezde olacağını söyledi.

Önümüzdeki dönemde:

Daha dayanıklı enerji altyapısı

Daha esnek piyasa yapısı

Yenilenebilir ağırlıklı üretim sistemi

hedefleniyor.

Varank: “Türkiye enerji güvenliğinde güçlü konumda”

TBMM Komisyon Başkanı Mustafa Varank ise Türkiye’nin enerji alanında arz güvenliği, tedarik ve depolama açısından güçlü bir yapıya sahip olduğunu belirtti.

Varank, Türkiye’nin krizlere rağmen istikrarlı bir enerji politikası yürüttüğünü ve bölgesinde enerji merkezi olma yolunda ilerlediğini ifade etti.

İlgili Haberler