İran ve ABD Arasında İki Aşamalı Ateşkes Planı

Reuters’in haberine göre, İran ve ABD arasında çatışmaları sona erdirmek amacıyla iki aşamalı bir anlaşma planı hazırlandı. Plana göre, önce ateşkes, ardından nihai bir anlaşma hedefleniyor. Pakistan Genelkurmay Başkanı planı ABD Başkan Yardımcısı ve İran Dışişleri Bakanı ile ayrı ayrı görüştü.
Planın İçeriği: Nükleer Silah, Yaptırımlar ve Varlıklar
Plan kapsamında İran’ın nükleer silahtan vazgeçmesi, uluslararası yaptırımların kaldırılması ve dondurulmuş varlıkların serbest bırakılması gibi maddeler bulunuyor.
Bugün Kritik: Ateşkes ve Hürmüz Boğazı
Planın bugün kabul edilmesi gerektiği belirtiliyor. Kabul edilmesi halinde ateşkes hemen ilan edilecek, Hürmüz Boğazı yeniden trafiğe açılacak ve iki hafta içinde nihai anlaşma yapılması hedefleniyor. Plan Pakistan tarafından taraflara sunuldu.
Tahran’dan Temkinli Tutum
Reuters’a konuşan İranlı üst düzey yetkili, Tahran’ın Pakistan’ın önerisini aldığını ancak teklifin hâlen gözden geçirildiğini açıkladı. Yetkili, İran’ın herhangi bir zaman çizelgesini kabul etmediğini ve karar verme konusunda baskıya gelemeyeceklerini vurguladı.
İran Dışişleri Bakanlığı sözcüsü ise ateşkes konusundaki pozisyonlarının aracılar üzerinden iletildiğini, mesaj alışverişinin devam ettiğini belirtti. Sözcü, Tahran’ın ABD ile ateşkesi reddettiğini ve savaşın yeniden başlamasını önleyecek garantiler talep ettiğini söyledi.
Hürmüz Boğazı Konusunda Çekinceler
İran, Hürmüz Boğazı’nı “geçici ateşkese karşılık” açmayı kabul etmiyor. Aynı zamanda Tahran, ABD’nin kalıcı bir ateşkese hazır olduğuna inanmadığını ifade ediyor. Pakistanlı bir yetkili ise İran’ın süre sınırlı planlardan koşulsuz geri çekilmesini istediğini ve diyaloğa zorlanamayacağını açıkladı.
İran Ordusu: Savaş Düşman Pişman Olana Kadar Sürecek
İran Ordusu Sözcüsü Tuğgeneral Muhammed Ekreminiya, Fars Haber Ajansı’na yaptığı açıklamada, “Gelecekteki saldırıları engellemek için düşmanı pişmanlık duyacağı noktaya getirene kadar savaşa devam edeceğiz” dedi. Ekreminiya, ABD ve İsrail’in İran’a karşı savaşta hedeflerine ulaşamadığını savundu ve caydırıcılık düzeyinin artırılmasının önemine vurgu yaptı.
