Gündem

Nilüfer’de Gastronomi, Göç ve Kültür Buluştu

genel 20.04.2026 14:14
Paylaş: Facebook Twitter WhatsApp Telegram
Nilüfer’de Gastronomi, Göç ve Kültür Buluştu

Nilüfer Belediyesi tarafından düzenlenen “Gastroetnomüzikolojik Kaynatmalar” etkinliği, yemeğin sosyolojik boyutunu ve göçle şekillenen mutfak kültürlerini ele aldı. Nilüfer Belediyesi Pancar Deposu’nun ev sahipliği yaptığı programda, yemeğin yalnızca fiziksel bir ihtiyaç olmadığı; aynı zamanda kültürel hafızayı taşıyan güçlü bir ifade biçimi olduğu vurgulandı.

Programın Konukları ve İçeriği

Etkinlik, Özlem Doğuş Varlı’nın kurgusu ve sunumuyla gerçekleşti. Bu ayki konuklar araştırmacı Durmuş Durukan ile Çerkez kültürü üzerine çalışan Zeynep Mısra Türker oldu. Söyleşiyi Nilüfer Belediye Meclis Üyesi Demirhan Aslan da takip etti.

Bayram geleneklerinden göç hikâyelerine uzanan geniş kapsamlı programda, gastronominin tarih, sosyoloji ve kültürle kurduğu güçlü bağlar katılımcılarla paylaşıldı.

Hamur İşlerine Sosyolojik Perspektif

Araştırmacı Durmuş Durukan, Anadolu’nun farklı bölgelerinde yürüttüğü saha çalışmalarından örnekler vererek hamur işlerinin toplumsal hayattaki yerine dikkat çekti. Siyaset bilimi, medya ve kültürel çalışmalar alanındaki akademik birikimini mutfak sanatlarıyla birleştiren Durukan, özellikle ekonomik kriz dönemlerinde hamur işlerinin önem kazandığını belirtti.

Durukan, modern gastronomi trendleri ile geleneksel lezzetleri karşılaştırarak şu değerlendirmede bulundu:

Popüler kültürde füzyon mutfağı gibi akımlar öne çıkarken, geleneksel ürünler usta-çırak ilişkisiyle varlığını sürdürmeye devam ediyor. Artan enflasyon dönemlerinde ise insanlar daha ekonomik ve doyurucu seçenekler olan börek gibi hamur işlerine yöneliyor.

Çerkez Sürgünü ve Mutfak Kültürü

Zeynep Mısra Türker ise konuşmasında Çerkez diasporasının mutfak alışkanlıklarını tarihsel travmalar üzerinden ele aldı. Özellikle 21 Mayıs 1864 Çerkez Sürgünü’nün toplum üzerindeki etkilerine değinen Türker, sürgün sırasında Karadeniz’de yaşanan kayıpların Çerkezlerin beslenme alışkanlıklarını da şekillendirdiğini ifade etti.

Balık tüketiminden kaçınma eğiliminin bu travmatik geçmişle bağlantılı olduğunu belirten Türker, et ağırlıklı beslenmenin bu süreçte yaygınlaştığını söyledi. Ayrıca geleneksel “Haluj” yapımının sadece bir yemek hazırlama süreci değil, aynı zamanda kültürel kimliğin korunması ve kuşaktan kuşağa aktarılması açısından önemli bir ritüel olduğunu vurguladı.

Müzik ve Lezzetlerle Zenginleşen Gece

Etkinlik, yalnızca söyleşiyle sınırlı kalmadı; müzik ve yöresel lezzetlerle de renklendi. Katılımcılara pelür kağıdına sarılı Kürt böreği, Paskalya çöreği ve Antakya kahkesi ikram edildi. Gecede Fairouz şarkıları ve “Leylim Ley” ezgileri eşliğinde kültürel çeşitlilik ön plana çıktı.

Baharın gelişi gelincik şerbetiyle kutlanırken, program tomara tavası ikramı ve Çerkez Derneği’nin sunduğu müzik ve dans gösterisiyle sona erdi.

Gastronomi Kültürel Belleğin Taşıyıcısı

Nilüfer’de düzenlenen bu özel etkinlik, gastronominin yalnızca bir beslenme pratiği değil; tarih, kimlik ve toplumsal hafıza ile iç içe geçmiş çok katmanlı bir alan olduğunu bir kez daha ortaya koydu.

İlgili Haberler

Meclis Bahçesi çocuklarla şenlendi
Gündem

Meclis Bahçesi çocuklarla şenlendi

TBMM'nin açılışının 106. yılı ve 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı kapsamında düzenlenen "Meclis Bahçesi Çocuk ...

14 dakika önce