Gündem

ABD’den İran’a İsrail Suikast Planı Uyarısı

genel 03.07.2026 10:11
Paylaş: Facebook Twitter WhatsApp Telegram
ABD’den İran’a İsrail Suikast Planı Uyarısı

ABD’nin önde gelen gazetelerinden Washington Post, yüksek düzeyli görevdeki ve eski ABD’li yetkililere dayandırdığı haberinde, Trump yönetiminin İsrail’in İran’ın üst düzey siyasi ve diplomatik isimlerini hedef alabileceği ihtimaline karşı ciddi endişe taşıdığını yazdı.

Diplomatik süreç ve savaşın yönü tartışması

Habere göre Trump yönetimi, İran’daki savaşın sona erdirilmesi ve Hürmüz Boğazı’nın yeniden uluslararası deniz trafiğine açılması için diplomatik girişimlerini sürdürürken, aynı zamanda bölgedeki askeri gerilimi kontrol altına almaya çalışıyor.

ABD’li yetkililerin değerlendirmelerine göre Washington, bir yandan İran’a yönelik baskı ve askeri operasyonları sürdürürken diğer yandan çatışmanın daha geniş bir bölgesel savaşa dönüşmesini önlemeye odaklanmış durumda.

“Müzakerecilerin hedef alınması” endişesi

Haberde, ABD yönetiminin özellikle İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi ve İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Galibaf gibi isimlerin olası suikast hedefleri arasında yer alabileceği ihtimalinden rahatsızlık duyduğu aktarıldı.

ABD’li yetkililere göre Washington, bu tür adımların İran içinde “pragmatik ve müzakereye açık” siyasi figürlerin ortadan kalkmasına yol açabileceği ve diplomatik çözüm ihtimalini zayıflatabileceği görüşünde.

Bu kapsamda ABD’nin, ilkbahar aylarında aracılar üzerinden Tahran yönetimine İsrail’in niyetleri konusunda uyarı ilettiği iddia edildi.

ABD’li yetkiliden dikkat çeken değerlendirme

Kimliğinin açıklanmaması koşuluyla konuşan bir ABD’li yetkili, söz konusu isimlerin hedef alınmasına karşı çıkış gerekçesini şu sözlerle özetledi:

“Bu kişileri öldürürseniz, pragmatistleri de ortadan kaldırmış olursunuz.”

Yetkililere göre bu yaklaşım, ABD’nin İran içindeki tüm siyasi kanatları değil, özellikle müzakere edilebilir aktörleri koruma yönündeki stratejik hesabını yansıtıyor.

İsrail’e “suikastları durdurun” mesajı

Haberde, Trump yönetiminin mart ayından itibaren İsrailli yetkililere doğrudan mesajlar ilettiği ve İran’ın siyasi liderliğine yönelik suikast operasyonlarının sürdürülmemesi gerektiğini vurguladığı ileri sürüldü.

ABD’li kaynaklara göre Washington, İsrail’in askeri hedefleri ile ABD’nin diplomatik öncelikleri arasında artan bir uyumsuzluk olduğuna dikkat çekiyor.

Washington-Tel Aviv hattında strateji ayrışması iddiası

Analistler, ABD’nin İran’a yönelik doğrudan uyarı mekanizmalarını devreye sokmasının, Washington ile Tel Aviv arasında İran politikası konusunda belirgin görüş ayrılıklarını ortaya koyduğunu belirtiyor.

Eski ABD Dışişleri Bakanlığı yetkilisi Aaron David Miller, bu durumu şu şekilde değerlendirdi:

ABD ve İsrail’in savaş hedefleri giderek farklılaşıyor

İsrail, İran’ın siyasi ve askeri yapısını hedef alan daha sert bir çizgi izliyor

ABD ise müzakere zemininin tamamen ortadan kalkmasını istemiyor

Miller’a göre İsrail Başbakanı, ABD’nin ileride yürütebileceği olası bir diplomatik süreci sekteye uğratma konusunda daha kararlı bir tutum sergiliyor.

Beyaz Saray’dan “barış süreci” vurgusu

Beyaz Saray’dan bir yetkili ise gazeteye yaptığı değerlendirmede, Başkan Trump’ın önceliğinin çatışmanın tırmanması değil, diplomatik sürecin ilerlemesi olduğunu ifade etti:

“Başkan, barış sürecinin işlemesini istiyor.”

Bu açıklama, ABD yönetiminin kamuoyu önünde diplomasiye vurgu yapan çizgisini yansıtıyor.

Askeri hedeflerde farklılaşma iddiası

Habere göre ABD ve İsrail, İran’a yönelik operasyonların başlangıcında benzer stratejik hedefleri paylaşıyordu. Ancak süreç içinde bu hedefler farklılaştı.

İddialara göre:

İsrail, İranlı siyasi ve askeri yetkilileri hedef alan operasyonlara ağırlık verdi

ABD ise İran’ın deniz gücü ve füze kapasitesini zayıflatmaya odaklandı

Bu ayrışma, iki ülkenin İran’a karşı yürüttüğü stratejilerin aynı çizgide ilerlemediği yorumlarına yol açtı.

Rejim değişikliği hedefi iddiası

Haberde ayrıca, başlangıçta ABD ve İsrail’in İran’a yönelik yaklaşımında “rejim değişikliği” hedefinin ortak bir başlık olduğu öne sürüldü. Ancak ABD’li yetkililerin değerlendirmesi değiştikçe, Tahran’daki siyasi ve askeri yapının tamamen devrilmesinin gerçekçi olmadığı sonucuna varıldığı iddia edildi.

Bu değişim sonrası Washington’un daha sınırlı askeri hedeflere yöneldiği ifade edildi.

Ali Laricani iddiası gerilimi artırdı

Haberde dikkat çeken bir diğer iddia ise İsrail’in mart ortasında İran’ın üst düzey ulusal güvenlik yetkililerinden Ali Laricani’yi hedef aldığı yönündeki olay oldu.

Bu gelişmenin, Washington ile Tel Aviv arasındaki görüş ayrılıklarını daha da derinleştirdiği ve ABD’nin İsrail’in operasyonel yöntemlerine yönelik rahatsızlığını artırdığı öne sürüldü.

Genel tablo: Kontrollü gerilim ve farklı öncelikler

Haberde yer alan değerlendirmelere göre mevcut tablo şu şekilde özetleniyor:

ABD: Diplomasi ve kontrollü askeri baskı

İsrail: Daha agresif ve doğrudan hedef odaklı operasyonlar

İran: Bölgesel gerilimin merkezinde artan güvenlik baskısı

Washington Post’a göre bu farklılaşma, ABD-İsrail ilişkilerinde İran dosyası üzerinden yeni bir stratejik gerilim hattı oluşturuyor.

İlgili Haberler