Moody’s Türkiye Notunu Değiştirmedi

Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Moody’s, Türkiye ekonomisine ilişkin 16 Temmuz’da gerçekleştirilen periyodik incelemesinin sonuçlarını açıkladı. Kuruluş, değerlendirme kapsamında Türkiye’nin kredi notunda herhangi bir değişikliğe gitmedi.
Moody’s, Türkiye’nin kredi notunu "Ba3", not görünümünü ise "durağan" olarak korudu. Açıklamada, söz konusu incelemenin bir kredi notu değişikliği anlamına gelmediği ve kısa vadede yeni bir not kararına ilişkin sinyal niteliği taşımadığı belirtildi.
Türkiye ekonomisine ilişkin olumlu unsurlar vurgulandı
Moody’s değerlendirmesinde, Türkiye’nin kredi notunun; büyük, çeşitlendirilmiş ve dinamik ekonomisi ile düşük kamu borcu yükü tarafından desteklendiği ifade edildi.
Kuruluş, Türkiye’de uygulanan ekonomi politikalarındaki iyileşmeye de dikkat çekti. Açıklamada, özellikle Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) 2023 ortalarından bu yana enflasyonist baskıları azaltmaya, makroekonomik dengesizlikleri gidermeye ve Türk lirasına olan güveni yeniden tesis etmeye yönelik para politikası çerçevesinin etkili olduğu belirtildi.
Enflasyon ve büyüme beklentileri açıklandı
Moody’s açıklamasında, Orta Doğu’daki çatışmaların küresel enerji fiyatları üzerindeki etkisinin Türkiye’nin dezenflasyon sürecini zorlaştırdığı kaydedildi.
Kuruluş, Türkiye’de enflasyonun 2026 sonunda yüzde 29’a, 2027 sonunda ise yüzde 24’e gerilemesini beklediğini bildirdi. Ekonomik büyümeye ilişkin tahminlerde ise 2025’te yüzde 3,6 olan büyümenin 2026’da yüzde 3,4 seviyesine yavaşlayacağı öngörüldü.
Açıklamada, 2027 yılında ise seçim öncesi mali teşviklerin etkisiyle ekonomik büyümenin yeniden hız kazanmasının beklendiği ifade edildi.
"Politika uygulamaları sürerse not artışı mümkün"
Moody’s, Türkiye’nin makroekonomik istikrarı kalıcı şekilde yeniden tesis eden, döviz kuru ve enflasyon şoklarına karşı kırılganlığı azaltan politika ve reformları sürdürmesi halinde kredi notunda yükseliş potansiyeli oluşabileceğini belirtti.
Kuruluş, bu yöndeki adımların dış kırılganlık risklerinde yapısal bir azalmaya katkı sağlayacağını vurguladı.
